E-mail ile takip etmek

E-mail adresinizi giriniz:

Not: aktivasyon mailini onaylamayı unutmayınız!

Google

Kategoriler

Arşivler

Sigara bıraktım kilo almak istemiyorum !

27 Ağustos 2010

Sigara bıraktım kilo almak istemiyorum ! konusunda tam bir bilgi sahibi olabilmeniz için yazının tamamını okumanız gereklidir. Lütfen "Sigara bıraktım kilo almak istemiyorum !" yazısının tamamını dikkatli bir şekilde okuyunuz. Yazıda ", , , , , , , , , , , , , , , " gibi meselelerde yer alıyor.

Sigara bıraktım kilo almak istemiyorum !

1sigara 300x239 Sigara bıraktım kilo almak istemiyorum !

Bende sizin gibi düşünen birisiyim. Sigarayı bıraktım ve yavaş yavaş artık şişmeye başladığımı kiloları almaya yaklaştığımı hissettim. Bu sebepden ötürü sigarayı bıraktığımada pişman olmuyor değilim. Lakin bir kaç çözüm yöntemi sayesinde sanırım artık kilo almıyorum. Bu çözüm yöntemleri neler peki gelin hep beraber görelim..

Sigarayı bırakmak isteyen ama birçok nedenle bırakamayan daha doğrusu bırakamayacağına inananların sayısı çok fazla. Ancak, sigara içmeye devam eden bu kişilerin önemli bir kısmı da, sigarayı iştah kesici, metabolizma hızlandırıcı olarak görüyor. Özellikle de hanımlar. Peki, bunlar doğru mu?

Ağustos ayında yapılan yeni bir çalışmaya göre sigara içen ve kilo vermeye çalışan insanlar, kilo alırım endişesiyle sigarayı bırakmaya çekiniyor. Özellikle kilo sorunu olan kadınların bu duygusu erkeklere göre daha dikkat çekici seviyede bulunuyor. Birçok insan kilo kontrol mekanizması olarak sigara içiyor ve kilo alma korkusundan dolayı sigarayı bırakmaya karşı. Kilo sorunu olan ve sigara içen kadınlar, kilo sorunu yaşamayan kadınlara oranla sigarayı bırakmayı pek düşünmüyor. Bir yıl süren bu araştırmaya göre sigarayı bırakmak için bir kadının motivasyonu, sigarayı bıraktıktan sonra kilosunu kontrol edebilme güvencesiyle doğru orantılıdır. Yani sigarayı bıraktıktan sonra kilo almayacağını garantiliyor ise bu konuda kendine güveniyor ve sigara bırakma programına daha kolay katılıp daha çabuk uyum sağlıyor.

Beslenme eğitimi alan kendine güveniyor

* Sigara bırakmadan önce beslenme eğitimi alan kişi sigarayı bırakmaya daha istekli oluyor. Bu istek başarıyı getiriyor.
* Kadınlar sigara ile kilo kontrolü yapabileceğini düşünüyor.

Bu araştırmaya katılan kadın içicilerin yaklaşık yüzde 50’si ve erkeklerin yüzde 25’i sigara içmenin kendi vücut ağırlıklarını kontrol etmede yardımcı olduğunu düşünüyor. Kilo alma konusunda sıkıntılar, sigarayı bırakmaya engel olabiliyor, bu düşünce biçimini değiştirmek için beslenme davranışı ve egzersiz yönlendirmesi öncelikli olmalı.

NEDEN KİLO ALINIR?

Sigarayı bırakanların kilo almalarının tek nedeni, metabolizmanın yavaşlaması değildir. Bazı davranışlar kilo almanın daha önemli sebepleridir.

* Sigara birçoğu için ‘yemek bitiş sinyali’dir. Özellikle kalabalık masalarda kişiler farkında olmadan ihtiyaçlarından fazla yemek yiyebilir. Kişi karnı doyduğu anda bir sigara yakar ve yemekten uzaklaşır. Sigarayı bırakınca bu alışkanlık ve beyne komut verme, bir süre sonra fazla yemekle sonuçlanır.
* Sigara bırakılınca nikotinin vücuttan atılması sürecinde bazı kan şekeri düzensizlikleri oluşabilir. Bu da sürekli yeme ihtiyacı doğurur.
* Boşluk hissi, genelde yemekle doldurulmaya çalışılır. En büyük tehlike, avuç avuç kuruyemiş, çekirdek gibi yağlı gıdalar yemektir. Oysa salatalık, kereviz sapı, domates ve meyve, yağ içermediği ve düşük kalorili olduğu için, daha sağlıklı atıştırmalıklardır.

DİYET LİSTENİZ
Sigarayı yeni bırakan ve kilo almak istemeyen 40 yaşında, haftada üç gün yürüyüş yapan ve kolesterolü yüksek olan Esra Hanım’ın örnek mönüsünü sizlerle paylaşıyorum.

sigara2 Sigara bıraktım kilo almak istemiyorum !sigara11 Sigara bıraktım kilo almak istemiyorum !

Diyet Yaparken Dikkat

25 Ağustos 2010

Diyet Yaparken Dikkat konusunda tam bir bilgi sahibi olabilmeniz için yazının tamamını okumanız gereklidir. Lütfen "Diyet Yaparken Dikkat" yazısının tamamını dikkatli bir şekilde okuyunuz. Yazıda ", , , , , , , , , , , , , , " gibi meselelerde yer alıyor.

Diyet Yaparken Dikkat

DiyetSonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata ve meyve yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazıları bunun sonucunda o kadar demoralize oluyor ki, tüm kilo verme planlarından vazgeçmeye karar verebiliyor. Aslında bütün bunlar, klasik diyet hatalarını sürdürmekten kaynaklanıyor. Eğer mesela 1000 kalori ya da altında bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir. Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin veya besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Porsiyon ölçmek ise, insanı diyetten soğutan bir başka konu.

Göz damlası oruçu bozuyor mu ?

18 Ağustos 2010

Göz damlası oruçu bozuyor mu ? konusunda tam bir bilgi sahibi olabilmeniz için yazının tamamını okumanız gereklidir. Lütfen "Göz damlası oruçu bozuyor mu ?" yazısının tamamını dikkatli bir şekilde okuyunuz. Yazıda ", , , , , , , , , " gibi meselelerde yer alıyor.

Göz damlası oruçu bozuyor mu ?

damla 150x150 Göz damlası oruçu bozuyor mu ?

”Oruç boraz mı, bozmaz mı” ddiye düşüncelerimizin kabardığı şu günlerde, bir soru üzerine araştırma yaptım ve göz damlası orucu bozuyor mu diye ? Bakalım bozuyormuymuş..

Prof. Dr. Hüsnü Güzel oruç tutacak hastaların göz damlalarını kesinlikle ihmal etmemeleri gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Hüsnü Güzel, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın göz damlalarının orucu bozmadığına yönelik açıklamasını da hatırlattı.

Prof. Dr. Güzel Ramazan ayında oruç tutacak olan kişilerden sürekli kullandıkları göz damlalarını ihmal etmemeleri ve tedavilerinin sürekliliğine dikkat etmeleri gerektiği konusunda uyardı.

Haber7′deki habere göre, Periyodik göz muayenesi olması gereken ve göz damlası kullanan hastaların Ramazan dolayısıyla tedavilerini ertelememesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Hüsnü Güzel göz damlasının orucu bozmayacağına dair Diyanet İşleri Başkanlığı’nın müspet görüşünün olduğunu da hatırlattı.

Prof. Dr. Hüsnü Güzel şunları söyledi: “Göz, insan vücudunda kendi kendini yenileyemeyen tek organ. Bu nedenle hem erken teşhis hem de teşhis sonrası doğru ve sürekli tedavi kritik önem taşıyor. Bu yüzden göz kesinlikle ihmale gelmez ve tedavisi devamlılık gerektirir. Göz hastalarımız muayenelerini ve ilaç tedavilerini Ramazan ayı nedeni ile ertelememelidir. Zaten göz damlasının oruç bozmadığını Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamıştır.”

Elleri güzelleştirmek mi istiyorsunuz ?

30 Temmuz 2010

Elleri güzelleştirmek mi istiyorsunuz ? konusunda tam bir bilgi sahibi olabilmeniz için yazının tamamını okumanız gereklidir. Lütfen "Elleri güzelleştirmek mi istiyorsunuz ?" yazısının tamamını dikkatli bir şekilde okuyunuz. Yazıda ", , , , , , , , , " gibi meselelerde yer alıyor.

Elleri güzelleştirmek mi istiyorsunuz ?

el21 150x150 Elleri güzelleştirmek mi istiyorsunuz ?

Ellerimiz devamlı olarak göz önünde olan kısımlarımız olarak dikkat çekmektedir. Peki bunu nasıl güzelleştiririz ?

Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Ferzan Aytuğ, güneş koruyucuların ellerimizi koruyacağını ancak oluşan hasarları gidermek için estetik müdahalelere ihtiyaç duyacağımızın altını çiziyor. Ellere de estetik mi olurmuş dese de insan, elleri gençleştirmede mezoterapi, laser, kimyasal peeling ve dolgu yöntemleri kullanılıyor. Uygun hastada uygun şekilde kullanıldığında çok da iyi sonuç veriyor.

MEZOTERAPİ: Zaman içinde nasıl vücudumuzda bağ dokusu ve kas kaybı ortaya çıkıyorsa bu ellerimiz için de geçerli oluyor. Bu nedenle ellerimizde cilt altı bağ dokusunu uyaran yöntemleri mutlaka kullanmak gerekiyor.

Mezoterapide, özel olarak hazırlanmış ilaçlar uygun dozda işaretlenmiş özel noktalara ince iğneler yardımıyla uygulanıyor. Ancak mezoterapiyi damarlanmanın çok olduğu kişilerde dikkatli kullanmak gerekiyor. Mezoterapi ciltte kolajen yapımını uyarıyor. Böylece gergin ve parlak bir görünüm elde ediliyor. Başlangıçta haftada 2 seans olmak üzere, toplam 6-8 seans uygulama sonrasında yıl boyunca üç ayda bir hatırlatıcı seans yapılıyor. Sonraki dönemleride etkisinin devamlılığı için yılda bir idame tedaviler gerektiriyor.

LASER: Nd YAG laser el cildinin yenilenmesinde olukça başarılı oluyor. İki haftada bir toplam beş seans ile ciltte dolgunluk, gerginlik ve ton açılması mümkün olabiliyor. Yılda bir hatırlatıcı tedaviler ile idame iyilik korunuyor.

El üzerindeki lekelerde kullanılan özel laser sistemleri bulunuyor. Bunun için ideal laser tipi dövmeleri çıkarmaya yarayan laserdir(Q anahtarlı). Ayrıca sık kullanılan KTP ve Pulsed dye gibi laser tipleri de leke çıkarmada etkili olabiliyor. Laseri destekleyici olarak öncesinde bir dönem bazı renk açıcı ilaç tedavileri de kullanılabilir. İlaçlar lekelerin renginin açılmasında etkili oluyor.

Leke tedavisinde laseri iki ayda bir tekrarlamak gerekebiliyor. Laser tedavileri güneş hassasiyeti riski açısından kış döneminde yapılıyor. Yaz döneminde yapılırsa yanık ve lekelenme ihtimali olabiliyor.

KİMYASAL PEELING: Kimyasal peeling tedavisinde, meyve asitleri veya özel yoğun asitler kullanılıyor. Güneş lekelerinde (senil/solar lentigo) iki haftada bir ortalama 6 seans uygulama ile başarılı sonuçlar alınıyor.

–Kabarık kahverengi lekelerde (seboreik keratoz) ve cilt kanseri olabilme ihtimali bulunan kırmızı lekelerde (aktinik keratoz) ise TCA (trikloroasetik asit) adı verilen bir asit ya da kriyoterapi (dondurma) yöntemiyle tedavi gerekiyor. TCA deri üzerindeki oluşumu oluşturan hücreleri kimyasal bir tepkime ile ortadan kaldırıyor. Kullanılan konsantrasyona göre değişmekle beraber iki hafta veya ayda bir seansları tekrarlamak gerekiyor. Kriyoterapi yönteminde çok düşük derecelerde sıvı azot gazı ile oluşumları dondurarak yakıyoruz. İki haftada bir tekrarlanabiliyor.

TCA ve kriyoterapi uygulamaları sonrasındaki yara iyileşme sürecinde dikkatli bakım ile oldukça yüz güldürücü sonuçlar elde ediliyor. Özellikle koyu cilt tiplerinde düşük te olsa leke veya iz bırakma riskleri olabileceğinden; kış döneminde ve çok dikkatli uygulamak gerekiyor.

DOLGU: Hiç kas yapısı olmayanlarda özel bazı ince yapılı dolgu maddeleri (hyaluronik asit) kullanılabilir. Böylece daha dolgun, gergin, parlak, canlı bir görüntü elde edilebilir. Yılda iki kez tekrarlamak gerebiliyor.

KOLUMUZUN İÇ TARAFI CİLDİMİZİN EN TAZE BÖLÜMÜ
Tüm bu yöntemlerin uygulanmasıyla ön kolumuzun iç tarafındaki bebeksi, zarar görmemiş cildi elde etmeye çalıştıklarını anlatan Dr. Ayşe Ferzan Aytuğ, “Çünkü cildimizde bu bölge bebeklik cildine en yakın bölümdür. Ön kolumuzun iç yüzü neredeyse hiç güneş görmediğinden ya da çok az gördüğünden canlı, şeffaf bir yapıdadır” diyor.

5 bardak su içerek zayıflayın

24 Temmuz 2010

5 bardak su içerek zayıflayın konusunda tam bir bilgi sahibi olabilmeniz için yazının tamamını okumanız gereklidir. Lütfen "5 bardak su içerek zayıflayın" yazısının tamamını dikkatli bir şekilde okuyunuz. Yazıda ", , , , , , , , , , , , , , " gibi meselelerde yer alıyor.

5 bardak su içerek zayıflayın

su ile zay%C4%B1flama 150x150 5 bardak su içerek zayıflayın

Cildi güzelleştirmesinin ve gençleştirmesinin yanı sıra, su içmenin zayıflamada etken bir rol oynadığından haberdar mıydınız ?

Sevgili Melek’ler; günde 5 bardak su içmek zayıflatıyor.

Yazın gelmesiyle birlikte diyet sezonu da açıldı. Hem bayanlar hem de erkekler, yaza formda girmek için bir yandan sıkı diyet programları uygularken, diğer taraftan egzersiz ve spor yaparak fazla kilolarından kurtulmaya çalışıyor. Ancak, uzmanlar uyarıyor. Yaptığınız diyetin boşa gitmesini istemiyorsanız, alkali beslenmeyi ve alkali su içmeyi ihmal etmeyin.

Günümüzde pek çok insan fazla kilolarından şikayetçi. Bir yandan fast food ağırlıklı beslenme alışkanlığı diğer taraftan yeteri kadar spor ve egzersiz yapmamak, aşırı kilo alımına
neden oluyor. Alınan bu kilolar zamanla vücuda yerleşerek, başta obezite olmak üzere pek çok sağlık sorununu da beraberinde getiyor. Hızlı alınan bu kilolar, ne yazık ki aynı hızla geri verilemiyor.

Beslenme ve diyet uzmanları, kilo sorunu olan kişilere sürekli olarak sebze ve meyve ağırlıklı beslenme programları öneriyor. Uzmanların uygulattığı diyet programlarının içeriği ise alkali mineraller açısından zengin besinlerden oluşuyor. Dolayısıyla, vücuttaki aşırı yağ birikiminin önüne geçmek ve asidik&alkali dengesini kurarak toksinlerden arınmak için alkali beslenmek ve bol su tüketmek gerekiyor. Ancak, bu süreçte içilen suyun niteliği de çok önemli. Günlük yaşamda düzenli olarak alkali su içilmesi kilo alımına engel olduğu gibi, diyet sonrasında verilen kiloların korunmasına da destek oluyor.

Bu arada içilebilir her su, alkali su anlamına da gelmiyor. Bir suyun alkali su olarak nitelendirilebilmesi için; alkali mineraller açısından zengin ve yüksek pH değerine sahip olması gerekiyor. Alkalife.com.tr adresinden sunulan alkali su konsantresi Alkalife, normal içme suyunu en ekonomik ve kolay yoldan alkali su haline getiriyor. Siz de alkali beslenerek ve düzenli olarak alkali su içerek aşırı kiloların önüne geçebilir ve formunuzu koruyabilirsiniz.

Sayfa 1 - 812345...Son »